Seyahatteyim

Bergen Seyahat Rehberi
İskandinav ülkelerine yaptığım gezimin son durağı olan Bergen’e sabahın çok erken saatlerinde geldim. Oslo’dan bindiğim trende yolculuk gayet güzel geçmişti yolda gördüğüm doğal güzellikler olsun ıssızlığın en üst noktasındaki geniş düzlükler olsun gerçekten çok güzel bir görsel şölendi. Bergen’e geldiğimde ilk dikkatimi çeken havanın daha soğuk olması ve yağmurun çok yakın bir zamanda yağacak olmasıydı ki tahminlerim doğru çıktı.
Seyahat boyunca kullanmadığım montum burada çok işime yaradı. Sürekli bir yağmur vardı ve bu yağmur gezimi büyük ölçüde olumsuz etkiledi. Ama herşeye rağmen Bergen’deydim ve bu görmeyi çok istediğim şehri gezecektim. İlk olarak sırt çantamı hotele bırakıp şehre keşfe çıkmak istedim fakat hotel kapalıydı ve resepsiyonun 10:00’da açılacağını söyleyen bir not vardı. Ama enteresandır ki 10:00’na kadar beklememe rağmen gelen giden olmadı. Hemen yeni bir rezervasyon yaparak P-Hotel diye bir hotele geçtim. Buradada check-in için bekleyeceğimi anlayınca çantamı resepsiyona bıraktım ve kendimi sokaklara attım. Birkaç saat sonra gelip işlemlerimi yapabilirdim nede olsa çünkü merkeze oldukça yakın bir hoteldi.

Bergen limanı
Merkeze yürümem 5 dakikamı almadı ve meşhur balık pazarını gördüm ilk olarak. Balık pazarında istediğiniz herhangi bir deniz ürününü seçip pişirtebiliyorsunuz ve hemen yanındaki masalarda yiyebiliyorsunuz. Balina etini çok merak ettiğimden bir parça balina eti ve şu meşhur Norveç somonu nasıl oluyormuş diyerek somon istedim. Pazarlık yapmama rağmen oldukça pahalı bir yemek yemiş oldum. Ne yazık ki meşhur denilen somonun çok daha iyisini İstanbul’da yemiştim. Balina eti derseniz ciğer etininin çok daha sinirlisini ve balık kokanını düşünün. İşin kötüsü fazla pişmiş olmadığından kanlı olmasıda benim için bir eksi oldu. Her ne kadar fazla pişmiş istesemde bu etin fazla pişmişinin çok sert olacağını ve yenemeyecek durumda olacağını söyleyen Norveçli balıkçı arkadaşa sevgi ve saygımı sunuyorum. Mutfak konusunda bizden çok ama çok geride olduklarını söyleyebilirim. Gerek sunum olsun gerekse tat olsun oldukça ilerideyiz.

Bergen = yaşanılası bir yer…
Bergen doğa yönünden çok şanslı bir şehir. Aslına bakarsanız tüm Norveç bu konuda çok şanslı. Çünkü havası tertemiz, insan nefes aldıkça açılıyor. Soğuk iklimle alakası vardır mutlaka ama en büyük nedenlerinden biri yemyeşil olması ve sürekli yağmur yağması. Hava sürekli olarak temizleniyor gibi geliyor bana. Özellikle benim gibi bahar ve toz alerjisi olan bir insan için yaşanılası bir yer. Bir diğer önemli etken ise şehirleşmenin ne kadar iyi yapıldığı ve ağaçların ne kadar iyi korunduğu. Sadece ağaçlar değil şehirdeki çok eski yapılar büyük bir özenle korunmuş durumda. Zaten en fazla imrendiğim ve bizim ülkemizde neden böyle değil dediğim konu bu. Ne şehirleşmeyi biliyoruz nede tarihi bir yapıyı korumayı.

Aklımda kalanlar
Bir daha gelmeyi çok istediğim bir şehir olan Bergen’den ayrılırken aklımda kalanlar Ulriken dağına çıkmak ve Geirangerfjordlarını görmek oluyor. Burada en az 2 gün kalınmalı diye geçiriyorum içimden ve bekle beni Bergen diyorum bir gün yine geleceğim, çünkü sen tam benim sevdiğim şehirlerdensin diyorum.

Olmazsa olmazlar nelerdir?
Bryggen bölgesini ve oradaki üçgen çatılı eski evleri görün. Hansa Birliği Tüccarları tarafından yapılan bu evler Unesco Tarih Mirasları listesinde yer alıyor.
Ulriken dağına çıkın.
Ulriken için zamanlama olmadı mı? o zaman Floyen tepesine çıkın.
Balık Pazarı‘nda balık yemeden olmaz. Balina etini çok tavsiye etmiyorum ama denenebilir. Somon bildiğimiz somon ama sanki daha taze gibi. Yalnız bir sorun daha var fiyatlar oldukça yüksek aman dikkat…
Torgalmenningen Meydanı‘ında dolaşabilir, ortalarında yer alan anıtta fotoğraflar çekebilirsiniz. Mağaza gezmek içinde uygun bir meydan.
Geirangerfjord gezisine katılın vaktinizi mutlaka bir fjord gezmek için ayarlayın.
Bergen parklarını gezin, meydana yakın olan Festplassen parkında ki, büyük havuzu görün.
Sokaklarda biraz yürüyün ve bir bakna oturup bol bol huzur depolayın, sakinliği ve dinginliği en derinlerinize doğru çekin ve tutabildiğiniz kadar tutun. Dönüş İstanbul ise daha fazla tutmaya çalışın…

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 01
Bergen Tren Garı
Sabahın çok erken saatlerinde Bergen’e gelmiş bulunuyorum. Hava yağmurlu ve soğuk. Mont olmazsa olmazmış hakikaten…

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 02
Balina Eti ve Norveç Somonu
Meşhur Norveç somonu ile bizim somonlar arasında pek bir fark göremedim işin aslı belki biraz daha tazelerdir yada bana öyle geldi bilemiyorum. Balina eti ise, siniri hiç alınmamış ciğer eti gibi üzerinde balık kokusu olan. Tat olarak fazla birşey alamadım. Zaten kanlı kanlı geldiği için afiyetle yiyemedim ne yazık ki. Fazla pişirilmiyormuş çünkü çok pişince et çok kuru oluyormuş bu sebeple az pişmiş veriyorlar. Servis olarak kullanılan tabak çanak plastik olmasa daha iyiydi ama sonuçta liman şartları dedim onu da çok kafama takmadım ama sebzelerin tzae olmaması ve plastik çatalla bunları yemeye çalışırken, eksi notumu çoktan hazırlamıştım mutfak ve sunum konularında Bergen’e.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 03
Floyen
Floyen tepesine çıkmak için binmeniz gereken finikülerin girişindeyim.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 04
Byparken
Güzel bir park ve güzel bir yapı olan Dekorer som Inger Waage.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 05
Festplassen
Su yeterli gelmemiş sanırım Bergen’lilere bir tane de meydana havuz yapalım demişler hemde çok büyük bir havuz yapmışlar.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 06
Torgalmenningen Meydanı
Meydanda en çok dikkatimi çeken ve beğendiğim bu su kanalı oldu. Birçok hayvanın faydalandığı bu su kanalı her yönden çok kullanışlı ve çok güzel bir eser olmuş.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 07
Bergen Sokakları
Bergen sokaklarında bir kare.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 08
Bryggen Bölgesi ve Ahşap Evler
Bryggen bölgesinde ki ahşap evler şehirde ki tek ahşap yapılar. Birkaç kere yangın felaketi yaşayan Bergen, artık yangınların olmaması için ahşap ev yapmayı yasaklamış. Bu evler Unesco Dünya Mirasında oldukları için bu yasak bu evler için geçerli değil tabiki.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 09
Floyen Tepesinden Bergen Manzarası
Finiküler ile çıkılan Floyen tepesinden Bergen işte böyle görünüyor. Güneşin batışının çok güzel izlendiği ve manzarasının daha eşsiz olduğu zamana ne yazık ki denk gelemedim. Bu fotoğrafı çekebildiğim için şanslıyım çünkü tepedeyken çok şiddetli bir yağmur başladı. Sığınacak yerler var ama endişe etmeyin. Zaten yarım saat sonra etkisi azaldı. Ama güneş batmak bilmedi zaten batarken de görünemiyordu bulutlardan. Artık bu meşhur manzarayı başka zaman tecrübe edeceğim.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 10
Troll
Norveç’de bir çok efsanede anlatılan bu yaratıklara Troll deniyor.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 11
Bergen Bank
Bergen bank kısmını okuyabildiğim bir yapı. Sanırım bir zamanlar banka olarak hizmet veriyormuş. Şu an ne için kullanılıyor bilemiyorum.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 12
Bergen Sokakları
Bergen sokaklarında bir başka kare.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 13
Bergen Taxi
Bergen taksileri daha doğrusu Norveç taksileri oldukça lüks araçlardan oluşuyor. Nedenini anlayamadım ama nedense sürekli olarak dikkatimden kaçmayan bir detay oldu bu. Her takside kredi kartı kullanabiliyorsunuz ve navigasyonla sizi istediğiniz her yere götürüyorlar. Kullanmaya gerek olmadı ama detaylı inceledim taksi kültürünü. Taksilerin gördüğünüz gibi Audi, Volvo, Mercedes, BMW, Volkswagen gibi markaların, genellikle D segmenti araçlarının yer aldığı araçları vardı. Görebildiğim en düşük model ise Toyota’nın bir arabasıydı fakat düşük dediğime bakmayın bu saydıklarımın yanında düşük kalıyordu.

bergen seyahat rehberi bergen seyahat rehberi Bergen Seyahat Rehberi bergen 14
Bergen Sokakları
Güzel bir su fıskiyesi.

Vize gerekli mi?
Evet vize gerekli, schengen vizesi almalısınız.

Çantamızda neler olmalı?
Çantamızda su ve atıştırmalık kesinlikle olmalı. Şemsiye yada yağmurluk kesin olmalı hangisini kullanabiliyorsanız artık. Çünkü bir anda çok şiddetli bir yağmur başlıyor. O şiddetli yağmur dursada atıştırmaya devam ediyor. Hava zaten hep kapalı her an yağabilirim diyor size o yüzden hazırlıklı olun. Oranın rüzgarıda fena, sonra üşütürsünüz kötü bir şekilde.

Nerede konaklanmalı?
Bergen ufak bir yer olmasına rağmen, otel seçeneği oldukça fazla. Tek bir sorun var fazla rahatlar otel sahipleri ve personeli. Sabahın çok erken saatlerinde inerseniz eğer, dışarıda kendinize sıcak bir cafe bulun ve otelin açılmasını bekleyin. Çünkü oteller minimum 9 da açılıyor. Benim rezervasyon yaptığım otel saat 10:00 da bile açılmayınca hemen bir cafeden wifi bulup, yeni bir rezervasyon yaptım. Çok yakınlarında bir otelde uygun fiyatlı oda tuttum. Resepsiyondaki arkadaş odanın daha yeni rezerve edildiğini ve bu sayede ne kadar kar ettiğimi anlattıktan sonra ne yazık ki hemen veremiyorum odayı 11:00 da gelin dedi. Çünkü oda dolu ve boşaldıktan sonrada temizlik var. Çantamı bıraktım ve gezime başladım. Zaten yeterinden çok zaman keybetmiştim. Bu kadar şeyi neden anlattım otel konusunda benim kaybettiğim zamanı kaybetmeyin diye.

Ne yenir ne içilir?
Bergen deniz ürünlerinin merkezi resmen direkt limana gidip istediğinizi pişirtebiliyorsunuz. Tabi beğenirmisiniz orasını bilemem ama yinede denenmeli tabi. Ama tavsiyem balina etini boşverin sevmeyeceğinizden eminim. Bizde ciğerin çok sinirlisini, sertini ve balık kokanını düşünün işte balina eti bunun gibi. Çok fazla pişiremiyorlarda çünkü et kuru olurmuş o yüzden kanlı kanlı getiriyorlar size o da bir diğer kötü nokta tabi. Benim gibi çok pişmiş sevenler yanına bile yaklaşmasa iyi olur. Ha birde geyik eti var tabi. Aynı hazin sonla sonuçlanabilir düşüncesiyledenemedim ama siz deneyebilirisiniz. Bunun haricinde sabah yediğim bir çörekimsi şeyleri var. ama oda ilk yiyişde tamam güzel ama gittikçe çok tatlı gelmeye başlıyor. Belki biraz daha küçük yapabilirler yada tatlı ile çok arası olmayan benim gibiler için farklı bir versiyonunu çıkartabilirler. Kahve konusunda yine çok başarılılar bu Norveç insanı. Starbucks bile diğer Starbuckslar gibi değil sanki diyerek abartacaktım az kalsın ama inanın butik cafelerinde ki her kahve çok güzel tavsiye ederim.

Hatıra olarak ne alınır?
Magnet alışverişine devam tabikide. Ek olarak belki damak tadınıza uygun olan geyik etinden yapılmış sucuklardan yada balina eti konservelerinden veya konserve havyarlardan alabilirsiniz.

İnsanlarla iletişim nasıl?
Hiçbir sorun yaşamayacağınızdan eminim. İnsanlar gayet hoşgörülü ve saygılı. Siz onlardan birşey istediğinizde örneğin fotoğraf çekimi falan bazen irkiliyorlar sanırım esmer ve sakallı oluşumdan kaynaklanıyor diye düşünsemde aslında bu tamda onun yüzünden değil. Çünkü anladığım kadarıyla bu insanlar insanları dış görünüş ile yargılamıyorlar. Viking soyundan geldikleri buradanda anlaşılıyor zaten. Nedeni doğudaki olaylar ve ne yazık ki her esmer insanın terörist gibi lanse edilmesinden kaynaklanıyor.Hemen hemen her olayın başını çeken ve kendisine düşmanlar yapan amerika bu konuda oldukça iyi ilerledi. Artık her esmer insan potansiyel suçlu oalbilir…
Bergen’de eğer çevrenizde çinli yoksa herhangi bir sorun yoktur demektir eğer çinli varsa saygısızlığa ve terbiyesizliğe hazır olun. Bunlardan hemen sonra gelecek olan sinir ve her birini birbirine çarparak bir yerlere fırlatma isteğinizi ise bastırmaya çalışın ama n diyim bastırmayı çinliler üzerinde değil kendi içinizde yapın. Havalimanında sırada rahat duramayan ve insanları iten bir grup çinli gördüm. Hemen sıranın önünde ise bir başka gözleri çekik insan vardı. Arkasını döndü ve ters ters baktı onalra. Sonra yanındaki kadın -muhtemelen eşi- kısık sesle birşeyler söyledi ve adam önüne döndü. Bir an uçan tekme ile konuya dahil olacağını düşündüğüm bu abi yada amca bir Japon’du. Birbirlerinden ayırmak aslında o kadar da zor değilmiş dedim ve yanlarından geçerken selamladım.

Ne zaman gidilmeli?
Güneşi çok göremeyeceğiniz Bergen’e mutlaka Haziran yada Temmuz aylarında gelinmeli. Diğer aylarda çok fazla yağış aldığından çok fazla gezemezsiniz.

Bergen şehir rehberi, Bergen gezi rehberi, Bergen seyahat rehberi, Bergen öneri rehberi, Bergen seyahat rehberi, Bergen seyahat rehberi, Bergen seyahat, Bergen gezi, Bergen

  • samir girgin

    Selam. Gezinizin tarihini göremedim

    • Merhaba,
      Yazı başlığının üstünde yer alıyor tarih. 2 Ağustos 2014 tarihinde gitmiştim. Buna rağmen hava yağışlı ve rüzgarlıydı. Ama buna rağmen çok güzeldi 🙂