Riga güzel bir şehir ama insanı rahat bırakmıyor.
Tallinn’den otobüsle geçiyorum Riga’ya. Güzel bir yolculuk sonrası akşam saatlerinde iniyorum. Otogarı çok uzatmadan terk ediyorum. Her şehirde aynı: garlar kötü, beklemek anlamsız.
Otele gidip dinleniyorum. Riga’yı sabaha bırakıyorum.

İlk İzlenim
Sabah erkenden çıkıyorum. Hava çok güzel. Güneş var ama bizimki gibi ısıtmıyor.
İlk dikkatimi çeken şey şu: Riga, Tallinn’e çok benziyor. Ama biraz daha büyüğü gibi.
Şehir düzenli, temiz ve korunmuş. Özellikle kiliseler ve eski yapılar iyi durumda.
Bir kiliseye giriyorum. İçerisi dolu, insanlar ibadet ediyor. Ben fotoğraf çekmeye başlayınca rahatsız oluyorum.
Kısa kalıp çıkıyorum.
Bazen turist olduğun anları kendin fark ediyorsun.

Özgürlük Anıtı’na geliyorum. Fotoğraf çektirmek istiyorum.
Bir çifte makinayı veriyorum.
Adam önce eşini çekiyor.
Sonra benim fotoğrafı çekiyor.
Sonuç: ben, asfalt ve anıtın yarısı.
Teşekkür edip devam ediyorum.
Şehir Deneyimi
Riga’da gezerken iki farklı şehir görüyorsun.
Bir tarafta düzenli, güzel ve Avrupa standardında bir şehir.
Diğer tarafta ise sokak başlarında sarhoşlar, dilenciler ve ısrarcı insanlar.
Bu denge biraz rahatsız edici.

Gerçekten abartmıyorum.
Her sokak başında bir sarhoş, bir dilenci ya da para isteyen biri var.
Ve mesele sadece para istemek değil.
Bazıları ısrarcı.
Bazıları agresif.
Verince gitmiyorlar, daha fazlasını istiyorlar.
Şehir güzel ama rahat değilsin.
Bu his sürekli arkada kalıyor.
Bir yandan da başka bir kontrast var.
Sokakta Lamborghini, Bentley görmek normal.
Bir köşede sarhoş, diğer köşede milyonluk araba.
Riga bu anlamda dengesiz bir şehir.
Küçük Bir An
Otogara geri döndüğümde günün en rahatsız edici anını yaşıyorum.
Genç bir kıza sözlü taciz var.
Ve kimse müdahale etmiyor.
Güvenlik yok.
Görevli yok.
Kız kalabalığa doğru kaçıyor.
O an şunu düşünüyorsun:
“Burada işler ters gitse kim müdahale edecek?”
Cevap yok.
Genel Değerlendirme
Riga güzel bir şehir.
Ama huzurlu bir şehir değil.
Görsel olarak güçlü.
Deneyim olarak kararsız.
Bir yanda Avrupa düzeni, diğer yanda kontrolsüzlük.
Bende kalan şey şu oldu:
Riga’yı sevdim.
Ama rahat edemedim.
Pratik Bilgiler
Vize gerekli mi?
Evet. Schengen vizesi ile giriş yapılabiliyor.
Çantada neler olmalı?
Su ve atıştırmalık. Ek olarak bozuk para bulundurmak işe yarayabilir.
Nerede konaklanmalı?
Merkeze yakın bir otel yeterli. Ulaşım kolay.
Ne yenir, ne içilir?
Güçlü bir mutfak deneyimi yok. Beklentiyi düşük tutmak daha iyi.
Hatıra olarak ne alınır?
Magnet ve amber ürünler öne çıkıyor.
İnsanlarla iletişim nasıl?
Gençler iyi. Ama sokaktaki profil bazen rahatsız edici.
Ne zaman gidilmeli?
Ağustos–Eylül ideal. Sonrası hızlı soğuyor.
Mutlaka görülmeli
- Dom Meydanı
- Riga Katedrali
- Özgürlük Anıtı
- Üç Biraderler Evleri
- Kedi Evi
Ne kadar süre kalmalı?
1 gün yeterli.

Metin Yılmaz için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et