Tallinn Seyahat Rehberi


Tallinn küçük bir şehir ama hissettirdiği şey büyük.

Helsinki’den başlayan bir gemi yolculuğu sonrası Tallinn’e ayak basıyorum. Daha iner inmez küçük ve düzenli bir şehir olduğunu hissettiriyor. Otelim yürüyüş mesafesinde. Kısa bir yürüyüş, hızlı bir check-in ve direkt dinlenme. Gün uzun, şehir sabaha bırakılıyor.

Viru Kapısı
Girişten itibaren “burası farklı” diyorsun.

İlk İzlenim

Sabah erkenden çıkıyorum. Hava açık, güneşli. Moral yüksek.

Old Town’a girer girmez şunu anlıyorsun: bu şehir korunmuş.

Sokaklar dar, arabaya uygun değil. Ama zaten amaç da bu değil.

Her şey olması gerektiği gibi duruyor.

Bizde neden olmuyor diye düşünmeden edemiyorsun.

Tarihi yapıların yanında barlar, tabelalar, gürültü yok.

Yani aslında olması gereken şey var.

Tallinn sokakları
Tarihi korumak istiyorsan, gerçekten koruyabiliyorsun.

Tabii bir istisna var.

Her güzel yerde olduğu gibi burada da o tabela var.

McDonald’s.

Her seferinde aynı tepki:

“Bunu buraya nasıl koyabiliyorsunuz?”

Şehir Deneyimi

Old Town’da yürümek ayrı bir deneyim.

Sokaklar dar, geçitler var, avlular var.

Bir kapıdan giriyorsun, arkasında bambaşka bir alan çıkıyor.

Şehir katmanlı.

Ve bunu korumayı başarmışlar.

Alexander Nevsky Katedrali
Güzel ama… tadilatta.

Yine klasik sürpriz: tadilat.

Helsinki’de başlayan, burada devam eden bir seri bu.

Artık alışıyorsun.

Sonra günün en iyi anlarından biri geliyor.

St. Olaf Kilisesi.

238 basamak.

Dar, nefessiz ve düzensiz.

Yukarı çıkarken bir noktadan sonra kendine şunu soruyorsun:

“Değer mi?”

Çıkınca cevap geliyor:

Evet.

Tallinn manzarası
Çıkarken sorguluyorsun, yukarıda unutuyorsun.

İnerken ise başka bir sahne var.

Yaşlı bir adam merdivenleri çıkmaya çalışıyor.

Nefes yok.

Alan yok.

Geçmek zor.

Yan yana gelince kalp atışını hissediyorsun.

Gerçekten.

Önde eşi var, acele etmesini istiyor.

Adamın hali belli.

3-5 basamak sonra ne olur, kimse bilmiyor.

İniyorsun.

Ve şunu düşünüyorsun:

“Ben bile zor çıktım…”

Genel Değerlendirme

Tallinn Baltık ülkeleri içinde en dengeli şehir.

Ne fazla turistik, ne fazla boş.

Ne fazla modern, ne fazla eski.

Doğru bir denge var.

Ve en önemlisi:

Ruh var.

Diğer şehirlerde gördüğüm eksik şey burada yoktu.

Bu yüzden net söylüyorum:

Baltık turunda en iyi şehir Tallinn.

Pratik Bilgiler

Vize gerekli mi?

Evet. Schengen vizesi ile giriş yapılabiliyor.

Çantada neler olmalı?

Su ve atıştırmalık yeterli.

Nerede konaklanmalı?

Merkeze yakın bir otel yeterli. Yürüyerek geziliyor.

Ne yenir, ne içilir?

Beklentiyi düşük tutmakta fayda var.

Hatıra olarak ne alınır?

Ahşap ürünler ve Vana likörü öne çıkıyor.

İnsanlarla iletişim nasıl?

Oldukça iyi. Yardımcı ve sıcaklar.

Ne zaman gidilmeli?

Yaz ayları en rahat dönem.

Mutlaka görülmeli

  • Viru Kapısı
  • St. Olaf Kilisesi
  • Kiek in de Kök
  • Alexander Nevsky Katedrali

Ne kadar süre kalmalı?

1–2 gün ideal.

Comments

“Tallinn Seyahat Rehberi” için 4 yanıt

  1. berfu kayalar avatarı
    berfu kayalar

    paylasım ve bilgiler icin tesekkurler guzel bir gezi notu olmus emeginize saglık.
    Burada merak ettigim konu 12 gunde 9 ulke olarak planlanmıs bir gezi buna gore az gunde ve zamanda cok ulke ve yer gezmek ne kadar mantıklı ? Bence bir sehirde tam olarak guzel bir vakit gecirmek ve turist olarak eglenmek icin minimum 3 gece 4 gun bir sure gerekir diye dusunuyorum. Yani bir sehirde 1-2 gunluk yüzeysel gezintiler ile ne kadar zevk alınır ve o yer anlasılır. haksızmıyım ? Kişisel dusuncem bunun gibi geziler hem yorucu hemde tam anlamı ile gezilen yeri keşif ve algılama olarak saglıklı olmaz diye dusunuyorum..mesela bunun yerine her bir ulke ve sehire minimum 3-4 gun ayırsanız ve belirli zaman aralıkları ile gitseniz daha iyi degilmiydi ?

    1. Metin Yılmaz avatarı

      Merhaba,
      Dediğiniz her şehir için geçerli değil. Bazı şehirler için 1-2 gün fazlasıyla yeterli bir süre oluyor. Tabi bu yeterlilik gece hayatını kapsamıyor, yeme içme yerlerinin incelenmesini kapsamıyor. Görülmesi elzem yerler, müzeler, doğal güzellikler bu kapsama giriyor. Örneğin Stockholm’de 7 gün bile yeterli gelmeyebilir ama Bratislava için 1 gün bile yeterli bir süre.

      1. berfu kayalar avatarı
        berfu kayalar

        burada demek istedigim hızlıca ve gunubirlik veya tek gece konaklamalı seyahatlerde tam olarak sehri algılayamıyor ve zevkini cıkartamıyorsunuz. Hatta aynı seferde 4-5 ulke gezmek hem yorucu hemde tam anlamı ile sehrilerin atmosferini yasayamıyorsunuz. Bircafede oturup rahat ve relax bicimde ortamın keyfini cıkarma, akdam birbarda veya clubda eglenip oranın yerel halkı ile sohbet v.s. gibi durumlar olmalı bence. yani minimum 3-4 gun bir sehirde gecmeli. ayrıca cok yorucu bir seyahat olmamalı belli zaman aralıkları ile ulkeler gezilmeli diye dusunuyorum

        1. Metin Yılmaz avatarı

          Tabi doğrudur, herkesin seyahat beklentileri farklı olabiliyor. Dediğiniz gibi de yapılabilir elbette.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.